DÜNYA TEKSTİL KONFERANSI FRANKFURT’TA GERÇEKLEŞTİ
Tarih : 02/06/2016

DÜNYA TEKSTİL KONFERANSI FRANKFURT’TA GERÇEKLEŞTİ

 

 

Üyesi bulunduğumuz Küresel Sanayi İşçileri Sendikası (IndustriALL Global Union) tarafından düzenlenen Dünya Tekstil, Hazır Giyim, Ayakkabı ve Deri İşkolları Dünya Konferansı 22 - 23 Mayıs 2016 tarihleri arasında Almanya'nın Frankfurt şehrinde IG Metall Sendikası Genel Merkezi’nde gerçekleşti.

Öncesinde Sendikamız ev sahipliğinde Türkiye'de yapılması planlanan, ancak yaşanan terör olayları sebep gösterilerek Frankfurt'a kaydırılan kongrede sendikamız Genel Başkan Nazmi IRGAT öncülüğündeki heyet ile temsil edildi.

Tekstil, hazır giyim, ayakkabı ve deri sanayiiişkollarının küresel stratejilerinin belirlenmesi açısından büyük bir öneme sahip dünya tekstil kongresinin açılış konuşmasını Küresel Sanayi İşçileri Sendikası Genel Başkanı BertholdHUBER yaptı.

Uluslararası Tekstil, Hazır Giyim ve Deri İşçileri Federasyonu (ITGLWF)’nunfaaliyeti durdurarakKüresel Sanayi İşçileriSendikası çatısı altında birleşmesinin ardından geçen son dört yılın değerlendirmesinin yapıldığı kongrede Genel Başkanımız Nazmi IRGAT, “Tekstil işkolunda Dünya Çapında Sendikal Güç İnşa Etme” başlıklı panelde, Türkiye Tekstil işkolunda çalışan bütün emekçiler adına yaptığı konuşmada Şunları kaydetti:  

“Sayın Başkan,

Değerli Kardeşlerim, Sevgili Meslektaşlarım

         Öncelikle sizleri, sendikam Teksif, Türkiye Tekstil Örme Giyim ve Deri Sanayi işçileri Sendikası adına selamlamak ve Türkiye emekçilerinin dayanışma dileklerini iletmek istiyorum. Bizler burada IndustriALL üyesi, sektörde örgütlü dört sendika olarak bulunmaktayız ve bu dileklerimi size diğer arkadaşlarım adına da yapmaktayım.

         Sözlerime başlamadan önce bir konuya değinmek istiyorum. Bildiğiniz gibi bu konferans Türkiye’de Teksif Sendikası ev sahipliğinde gerçekleşecekti. Siz değerli dostlarımızı Türkiye’de en iyi şekilde ağırlamak ve Türk misafirperverliğini sizlere göstermek adına bütün hazırlıklarımızı tamamlamıştık. Ancak ülkemizde yaşanan, sivilleri hedef alan hain terör saldırıları nedeni ile bu konferansı bugün burada gerçekleştiriyoruz. Her ne kadar Türkiye’de yapılacak konferansın iptal edilmesinden üzüntü duysam da, Almanya’da dost bir sendikamızın bizlere ev sahipliği yapmasından da büyük bir mutluluk duyduğumu ifade etmek isterim.

        

Değerli Dostlarım,

2012 yılı Haziran ayında gerçekleştirdiğimiz birleşme ve IndustriALL’un kurulmasının ardından, bu toplantı bizim ilk Dünya konferansımız ve izninizle ben IndustriALL lider kadrosuna bu dönemde tekstil, hazır giyim ve deri sektörlerine gösterdikleri özel ilgi, önem ve kaydadeğer başarıları için tebrik ve teşekkürlerimi iletmek isterim.

 

Sayın Başkan,

         Konuşmamda öncelikle çok yakıcı bir duruma işaret etmek isterim. Hepinizin bildiği gibi Türkiye Cumhuriyetini çevreleyen komşu ülkelerde ciddi bir kaos ve savaş ortamı hakim durumdadır. Bu durum ülke ekonomisini dolayısıyla da biz emekçileri ciddi biçimde etkilemektedir. Bu bölgelerde yaşanan katliamlardan kaçan, başta Suriyeli kardeşlerimiz olmak üzere, üç milyondan fazla mülteciye ayrım gözetmeden Türkiye’de kucak açtık ve elimizden gelen bütün dayanışmayı gösterdik.

Ancak sayısı milyonları bulan mültecilerin elbette ülke ekonomisine ve de özellikle işgücü piyasasına önemli etkileri olmuştur. Suriye’deki iç savaştan kaçarak Türkiye’ye mülteci olarak gelen Suriye vatandaşları, bulundukları bölgelerde işverenler tarafından ciddi bir istismara tabii tutulmuş, ciddi bir ucuz ve kayıt dışılığa itilmişlerdir. Bu özellikle emek yoğun olan tekstil, giyim ve deri işkollarını ciddi olumsuz bir biçimde etkilemiştir.

Her ne kadar Suriyeli kardeşlerimize belirli koşullarda çalışma izni verilmiş olsa da, bu durum da ülke halkının istihdamını ve zaten oldukça zor olan sendikal örgütlenme çalışmalarını olumsuz yönde etkilemiştir.

Bu yakıcı durum devam etmekte olup, uluslararası bir sorun olarak bizim en önemli gündem maddelerimizden birisidir.

Sayın Başkan,

Ülkemizde sendikalar olarak bir çok problemle karşı karşıyayız. Yapılan kanuni düzenlemeler maalesef emekten yana değil sermayeden yana, sermayenin istediği şekilde çıkmaktadır. Sendikal hak ve özgürlükler önünde çok önemli engeller ve kısıtlamalar vardır. Sendikaya üye olmak adeta ateşten gömlek giymektir. Sendikaya atılmak istenen işçi işten atılmakta, her türlü tehdit, taciz ve hakarete uğramaktadır.

En son olarak, Avrupa’daki örnekler bahane edilerek, Özel İstihdam Büroları’na işçi kiralama yetkisi veren kanun, bütün karşı çıkmalarımıza karşı Parlamento tarafından kabul edilmiştir. Bu düzenleme, ülkemizin yıllardır kanayan yarası olan taşeron işçiliğinden bile kötü, emeği hiçe sayan yeni sıkıntılı bir durumu bize işaret etmektedir.

Görülen o ki, emek karşıtı bu politik tercih, kısa bir süre içerisinde kıdem tazminatlarımıza yönelecek ve emeğin sömürüsünde bir adım daha öteye gidilecektir. Ancak bizim mücadelemiz sürmektedir ve temel işçi hakları ve demokrasi için gerçekleştirdiğimiz tarihsel misyonumuz için her türlü zorluğa göğüs gereceğiz.

Sayın Başkan,

Türkiye’de zaten sendikalaşma oranı resmi olarak yüzde on civarında ifade edilirken, emeğin kutsallığını hiçe sayan, örgütlenme hakkını yok eden, adeta Ortaçağ Avrupasındaki köle pazarları gibi bir düzenlemeyi biz Türk işçi hareketi olarak kabullenemiyoruz. Türkiye’de sendikalar olarak yaşadığımız en büyük problem hala örgütlenme sürecidir. Büyük zorluklar ve ciddi bir efor ile sürdüğümüz örgütlenme çalışmalarıyla birlikte, sendikaya üye olan işçiler bir anda hiç bir sebep olmaksızın işlerinden atılmaktadırlar. En temel insani ve anayasal haklarını kullanarak sendika üyesi olan bu kardeşlerimizin bu eylemi, maalesef işverenler tarafından düşmanca bir tavırla karşılanmaktadır. Bu nedenle ülkemizde halen sendikalı oldukları gerekçesiyle işlerinden atılan binlerce insan bulunmaktadır.

 

 

Sayın Başkan,

Örgütlenme süreçleriyle ilgi anlattıklarım, sadece sendika üyesi oldukları için işlerinden atılan işçilerden ibaret değildir. Sendikaya üye olan işçi işten atılmasa bile, işyerinde ciddi şekilde sindirme, korkutma ve psikolojik tacizlere maruz kalmaktadır. Bu durum maalesef Türkiye’de üretim yapan küresel şirketlerde de aynı hali almıştır.

Bu noktada sizlerle Küresel bir marka ile uzun yıllardır yaşadığımız problemi kısaca anlatmak istiyorum. İzmir ilimizde hepinizin bildiği küresel bir marka kendi fabrikasında üretim yapmaktadır. Evet Hugo Boss İzmir fabrikasından bahsediyorum. Burada 2011 yılından bu yana örgütlenme çalışmalarımız devam ediyor. Bugüne kadar 43 üyemiz sendikalı oldukları gerekçesiyle Hugo Boss yönetimi tarafından haksız bir şekilde işten atıldı. Bu arkadaşlarımız adına hukuki süreç başlattık. Yargı, 20 arkadaşımızın sendikalı olduğu için haksız şekilde işten çıkarıldığına hükmetti ve işe iade kararı verdi. 12 arkadaşımıza işe iade kararı çıktı, 11 arkadaşımızın ise davaları hala devam etmektedir. Hatta bugün burada Hugo Boss’tan atılan bir üyemiz de aramızda olacaktı, ancak artık bir işi olmadığından kendisine vize verilmedi

Sayın Başkan,

 Dünyanın en lüks hazır giyim üreticilerinden biri olan Hugo Boss fabrikasında yaşanan olay son derece vahim bir hal almıştır. Şu anda hala fabrikada çalışan üyelerimize yönelik baskı, korkutma ve sindirme politikaları yürütülmektedir. Sözde sosyal sorumluluğa büyük önem veren bu gibi küresel şirketlerin Türkiye’de yaptıkları ortadadır.

Hugo Boss’ta yaşananlar ile ilgili bu güne kadar IndustriALL ile birlikte küresel çapta bir çok eylem başlattık ve hala devam ediyoruz. Bunun için başta genel sekreter yardımcımız Kemal Özkan Bey ve ekibine bu kampanyada gösterdikleri dayanışma ve kararlılık için çok teşekkür ederim.

Ancak bu ve benzeri küresel markalar ile karşılaştığımız problemlerde, yeterince ve etkili desteği tüm kardeş sendikalarımızdan aldığımızı söylemekte zorlanmaktayım. Bu durum son derece önemlidir ve küresel sendikal dayanışmanın geleceği açısından kritik bir duruma işaret etmektedir. Hatta bugün burada Hugo Boss’u işçilerin sendikalaşma haklarına saygı göstermeye davet etmek adına hemen toplantı salonun önünde büyük bir pankart hazırladık. Toplantıya ara verdiğimizde pankart üzerine atacağınız imzalarla Hugo Boss Türkiye işçilerine sizlerin de desteğini bekliyoruz.

Değerli Dostlarım,

 İnsanlar işsizlik korkusuyla hayatlarına adeta kölelik düzeniyle devam etmeye mahkum bırakılıyor. Kölelik düzeninin ve kar hırsının yaşattığı insanlık dramını hep birlikte Bangladeş'te ve diğer önemli hazır giyim üreticisi ülkelerde yaşadık ve yaşamaya devam ediyoruz. Artık canımıza tak etmiştir. Bu vahşi ve adil olmayan sistemin sonlanması ve değişmesi elzemdir ve bu biz işçilerin mücadelesine bağlıdır.

Sayın Başkan,

         Türkiye, tekstil ve hazır giyim üretimin büyük bir çoğunluğunu Avrupa Birliği ülkelerine ihraç etmektedir. Uluslararası bütün markalara üretim yapan Türk tekstil ve hazır giyim sanayi sektöründe maalesef sendikalı çalışan sayısı  bir hayli düşüktür. Sendikalılık oranındaki düşüklüğün başlıca nedeni, özellikle tekstil sektöründe, Avrupalı müşterilerin davranış kuralları konusunda yeterince yaptırım uygulamamalarında görmekteyim.

Artık sermayenin küreselleşmesi karşısında biz emekçilerin de küresel bir aktör haline gelmesi gerekliliğinin önemine inanıyor ve IndustriALL’un bunu başaracak tek anahtar olduğunu düşüyorum.

IndustriALL’un tekstil işkolunda Inditex ile başlayarak H&M ile devam eden Küresel Çerçeve Sözleşmelerin örgütlenme konusunda büyük bir yarar sağladığını yaşayarak görmekteyiz. Bu çerçevede bu dönem içerisindeki yeni açılımları ve proaktif faaliyetleri takdirle karşılıyor ve destekliyoruz.

Bundan sonraki adımlar küresel bütün markalar ile Küresel Çerçeve Sözleşmelerin imzalanarak tekstil ve hazır giyim işkolunda yaygın hale getirilmesini arzuluyor, sizleri en derin sevgilerimle selamlıyorum.”

Panelin ardından verilen arada, “Hugo Boss İzmir Fabrikandaki İşçilerin Sendikalaşma Hakkına Saygı Göster” yazılı pankarta IndustriALL Global Union Başkan Yardımcısı Hisanobu SHIMADA ve  Genel Başkanımız Nazmi IRGAT tarafından ilk imzalar atıldı. Dünyanın dört bir tarafından gelerek afişe imza koyan sendikaların temsilcileri Hugo Boss’u işçilerin sendikalaşma hakkına saygı duymaya davet ederek küresel bir mesaj verdi.   

IndustriALL Global Union Dünya Tekstil Konferansı iki gün süren yoğun bir çalışmanın ardından, gelecek dört yıllık Stratejilerin ve eylem planlarının belirlenmesiyle 23 Mayıs 2016 Pazartesi günü son buldu.

 

TEKSİF BASIN BÜROSU

 

 

Foto Galeri
Diğer Haberler
1. 2. 3. 4. 5.. . . 7. 8. 9. [»] [»»]